VIA DOLOROSA


Advertisement
Colombia's flag
South America » Colombia » Bogota
February 4th 2018
Published: April 18th 2018
Edit Blog Post

GÜN 03, 04 ŞUBAT PAZAR.

Maalesef 5’e 20 kala ayaktaydım.

Erken uyanmanın faydası, etrafı toparlayabilmen .

Internet çok kötü çalışıyor ve bir haber için Dünya kadar bekliyorsun.

Otel, kahvaltı tayınını azaltmış… bir tost ile adamı asker ediyorlar..

Bugün otelin önündeki caddede, nüfus sayımı var galiba…

Cadde bomboş ve milyon polis,asker dolanıyor

Bazı yolları kesiyorlar ,kapatıyorlar,trafik yok..

İnşallah ihtilal, mihtilal değildir.

Çok şükür sokağa çıkmak serbest…Yürüyerek “Museo de Oro” ya geldim.

Altın müzesi 10.00 da açıldı..

Bugün beleş…

Kolombiya’lılara sadece “garibim”diyorum. Gözü dönmüş Avrupalı talancı ne var ne yok hepsini götürmüş , bu talandan arta kalan üç beş parça altını gururla sergiliyorlar.

Bana göre sömürü halen devam ediyor zira somut olan altınları kapmışlar geriye Din gibi soyut bir kavramı bırakmışlar.

Bu din davasına aklım ermiyor ..

Kitle halinde, ısrarla kiliselere akın akın gidiyorlar..

Bu kadar duaya rağmen hala Dünyanın en fakir ülkeleri arasında olmalarını bir türlü değerlendiremiyorlar..

Yalnız teknoljiyi yakından izliyorlar artık eskisi gibi mum yakmak yok ..Zaten bir sürü çakal kutuya para atıyormuş numarası yapıp, atmadan mum yakıyordu..

Şimdi teknoloji değişti..Mum ışığı havası veren led ampullü kutular yapmışlar ..Parasını bir gözden içeri atıyorsun ve her mumun numarası var ,istediğin mumu yakıyorsun ..Birinci sıradaki mumlar daha irice ..dolayısıyla daha iri para atman gerek..Öyle para atarmış numaraları geride kaldı..

Diyorum ya sömürüye devam..

Neticede, vakti zamanında, Yahudilerin bir başka Yahudiye yaptığı ve reva gördüğü vahşi işkence, çağımızda altın yaldızlı ve kakmalı mekanlara dönüşmüş..

Bir lokma, bir hırkası ve ayağında sandaletleri olan garip İsa çok eskilerde ve gerilerde kaldı ….şimdi ortam, aklı zorlayan bir varlık sergileme aşamasına dönüşmüş..

Batılı malı alıp götürüyor…Fakat Allah’ın sopası olmadığından, bu durum yıllar sonra onlara KOKAİN ve uyuşturucu madde olarak geri dönüyor.

Çok yanlış düşündüğümü bilmeme rağmen, İçimden “oh olsun” diyorum..

Eskiden hırsız soyguncu idiler , şimdi de bağımlı oldular..

Bir çalışma yaptım…

Uyuşturucu işi, hacim olarak Dünyanın en büyük 4 .endüstrisi olarak kabul ediliyor.

Şimdi ,tek merak ettiğim, uyuşturucu getirisinin,Eduardo Galeano’nun “Latin Amerika’nın kesik damarları” kitabında sözünü ettiği talan düzeyine yaklaşıp yaklaşmadığıdır..Cidden çok merak ediyorum..

Hristiyanlık dönemi müzelerini ziyaret ediyorum.

Salonlar dolusu eserlerin çoğu aynı..

Tabloların %!s(MISSING)eksenbeşinde inde bir kadın bir bebeği kollarında tutuyor.

Otururken,ayakta,çömelmiş vaziyette …arka fon değişiyor ama önde hep bir bebeği kucağında taşıyan bir kadın resmediliyor.

Oğlum başka mevzu yok mu ? takılıp kalmışsınız..

Tabloların %!o(MISSING)nbeşinde de işkence sahneleri yer alıyor..Ruhani bakışlı kişiler işkence görmüş birinin akan kanları seyrediyor..

Böyle bir dünya..

Her neyse …Pazar günü Museo de Oro’nun beleş ziyareti ne kadar akıllı bir hamle ise, aynı gün Monserrate’nin ziyareti o denli vahim bir hata olmuş..

Kısaca özetliyorum çoluk ,çocuk,tekerlekli sandalyelerle,memede çocuklar dahil tüm Kolombiya halkı yemiyor içmiyor, Pazar günü dağa çıkıyor..

Aslında kara mizah ..zaten 2650 m yüksekte olan bir kentin halkı, niçin tatil gününde 3150 m yükseklikte bir dağa tırmanmak ister ?

Bu nasıl bir dağ merakıdır ? ve niçin böyle bir merak vardır ?

Bunu asla öğrenemeyeceğim..

Monserrate, en tepesine bir kilise kondurulmuş,yarı kutsal bir mekan olarak kabul ediliyor.

Milleti yukarı taşıyan bir füniküler sistemi var.

Hiç abartmıyorum ,güneş altında en az 1,5-2 saat kuyruklarda sürünerek fünikülere bineceksiniz ve bilahare 2 saat daha kuyruk bekleyerek ineceksiniz..

Kuyruğun ucu bucağı yok…

Havasına girmenizi perçinlemek adına, Hazreti İsa’nın Kudüs’te gerçekleştirdiğine inanılan Via Dolorosa’nın (Acılar Yolu) 14 durağını temsilen heykeller ,kuyruk beklediğiniz yolun kenarına dizilmiş..

Dolayısıyla, acılar kuyruğunu, acılar yolu ile tamamlayacağınız metaforlar da hazır…

Bu şekilde , Hz İsa’nın ızdırabını daha iyi anlıyorsunuz..

Ben, tabi Müslüman olmam hasebiyle, iki kuyruk arasına bir yemek sıkıştırmak istedim. .

Doğru dürüst bir tek lokanta var .

“Santa Clara” lokantasının en baba masasını bana ayırdılar.

Yanlış anlaşılmasın tek kişilik tek masa oydu..

Bogota ayağınızın altında.

Pencereden küçük kırıntılar atsam neredeyse şehri besleyebilirim..

Kısmetime ,çok başarılı bir balık çorbası denk düştü.

Bu da olmasaydı vallaha gün boşa giderdi..

Yemekten sonra acılar kuyruğuna girdim ve bitap bir halde aşağı indim.

Aşağı ki yolda ,önümden geçen herhangi bir minibüse atladım ..etrafı hatırladığım bir yerde inip otele döndüm..

Biraz dinlendikten sonra, akşam yemeği için yakın gibi gözüken “Santa Fe” restoranına gitmeye karar verdim.

Yollar halen kesik…Yürüyerek gidiyorum Polis merkezi tesadüfen yolumun üzerinde .. Etraf her türden polis kaynıyor..

Burada kıymetli abilerimle bana kim salça olabilir ?

Biraz daha tırmandım… aradım, taradım zar zor lokantayı buldum.

Kısmetimize kapalı imiş döndüm …köşedeki yine ünlü “Tapas Macarena “ ya daldım.

Harika bir tapas çeşidi hazırlamışlar … üzerine 2 bira üfff ..Keyfim yerine geldi.

Hesabı ödedim ..gidiyorum.

Restoran sahibi “taksi çağırayım” dedi…

“Sağol ,Yürüyerek giderim” deyince cahillik ve cesaretime hayran kaldı…

Doğru… bu saatlerde buralarda dolaşmamak gerekmiş..

Polis merkezi önünden geçiyorum… giderken kasıldığım tek bir polis dahi kalmamış..

Alarm düzeyimi yükselterek otelime döndüm..Kaza bela yok…

Biraya devam ama tüm mücadeleme rağmen yine 22:00 de tumba yatak..

Günün kareleri aşağıda :








Additional photos below
Photos: 8, Displayed: 8


Advertisement



Tot: 0.29s; Tpl: 0.02s; cc: 7; qc: 51; dbt: 0.0269s; 1; m:saturn w:www (104.131.125.221); sld: 1; ; mem: 1.4mb