RUDESHEIM


Advertisement
Published: May 26th 2017
Edit Blog Post

Yürüyüşçülerin gemiye dönmesinden sonra gemi saat 11:00 de yola çıktı.
Bu arada bu turun en güzel taraflarından biri ,okuldan ayrıldıktan sonra
,arkadaşlarımızın yaşamlarında hayal meyal anımsadığımız boşlukları
doldurmamıza fırsat vermesidir.
Örneğin, bu öğlen yemeğini neredeyse Dış İşleri bakanlığında yedim.
Oturduğum masada ,okulumuzun gurur kızlarından Canset,Vekaa,Ülker,Fırat ve Sevgili Nabi’nin eşi Gülgün yer alıyordu.
Laf lafı açtı ve Sevgili Vekaa, Paris’te alçak bir kurşunla neredeyse
yaşamını kaybetme aşamasına gelmiş rahmetli ve sevgili eşinin nasıl
mücadele verdiğini bizlerle paylaştı.
İsmi lazım değil birisi, bu kardeşlerimi Monşer diye aşağılarken, ben, ne acılar içinde,
sadece vatan aşkı ile neler çektiklerini gülümsemelerinin arkasında
görüyorum.
Hepsi ,tam bir özveri timsali olmuş.
Fırat’çığım da okul sonrası yaşamının kısa bir özetini bizlerle paylaştı.
Sıra sevgili Canset'e gelmişti ki "az sonra" diyerek sahneyi terk etti.
Doğrusu,yarım asırı aşkın bir süredir birlikteyiz ve birlikteliğimizi
sürdürüyoruz ....fakat mezuniyet sonrasında ki yaşam mücadelemiz,
çoğumuz için karanlıklarda kalıyor maalesef .
Bu yaşamı, paylaşacak bir ortam yaratmamız gerektiğine şiddetle inanıyorum .
Bu işi aramızdan en iyi yapacak iki kişi tanıyorum .
Birincisi Paşa kızı Zeynep ikincisi Sevgili Samiye’dir.Unuttuklarım varsa beni bağışlasın..
Fakat 50. Yıl plaketini aldığımızda böyle bir eserin elimizde olması gerektiğine inanıyorum.
Bugün ,artık gerçek anlamda ROMANTIK REN gezisi başlamaktadır .
Koblenz’ten Bingen’e kadar olan su yolu ve etrafındaki kasabalar 2 Alman Beyaz şarap yolunu meydana getirmektedir.
Ukalalık gibi olmasın ama bugün gördüğümüz kaleler şöyle:

Fortress Ehrenbreitstein

Stolzenfels Palace

Lahneck Castle

Martinsburg Castle

Marksburg Castle

Königsstuhl - Royal Chair

Sterrenberg Castle

Liebenstein Castle

Maus (Mouse) Castle

Rheinfels Fortress

Katz (Cat) Castle

Daha önce de ifade etmeye çalıştığım üzere, bu kaleleri bir tür su yol otoban gişesi olarak kabul edebilirsiniz.
Biz bunlara para ödedik mi bilemiyorum ama saat 17:00 de Riesling ve Pinot Noir’ın iyi örneklerinin yetiştiği şirin bir şarapçılık kasabası olan Rüdesheim’a yanaştık.
Alanor’un alanına girmek istemem ama burası da UNESCO mirası olarak kabul edilen bir kasaba .
Gemiden 200 adım sonra merkeze ulaşabiliyorsunuz.
Buradaki hediyelik eşya satan dükkanlarda "uçan inek" çok inn..
Bilmeyenler için bilgi :kanatlı bir siyah beyaz holstein ineğini bir tel ucunda
havada döndürüyorlar…bizim geldiğimizi anladılar.... bütün stok adeta
havalandı..
Bir kahveye oturup, ünlü Rüdesheim kahvesi içelim dedik.
Mehmet Yıldırım, derhal ağırlığını koyarak kapris yaptı ve geçen gelişinde beğendiği kahveyi aramaya başladık.
Anlatılan menkıbelere göre, oldukça keyifli giyinmiş, alman güzellerinin hizmet verdiği bir fantezi ortamı yaşanıyormuş.
Her neyse ,yeri bulduk.
Hava soğuk ve dış bahçede oturunca, hoş kızlar yerine bir kazma gelip siparişimizi aldı.
Biz sipariş konusunda almanca kıvranırken,Kazma , “abi süt te istemisiniz ? “diye sorunca karizma çiziliverdi..
Feti kardeşimiz bize çok yardımcı oldu.
Aslında Fethi ama dangalak almanlar rahat okusun diye abbreviation ile adı Feti olmuş..
Çok geleneksel (otantik ) bir kahveymiş gibi gazladıkları Rüdesheim
Kahvesi,aslında 1957 yılında Alman televizyoncusu Hans Karl Adam
tarafından geliştirilmiş alkollü bir kahve türü.
Yerel Asbach Brandy’sinin katıldığı kahveye, şekerli krema ilave ediliyor.
Fena da olmuyor.
Geziden dönen kardeşlerimiz de dinlenmek için bu kahveye oturunca, Feti den bir indirim talep ettik.
Almanca “havasını alırsınız” dedi.
Nereden baksan yıllardır burada ..
Bu kahvenin bulunduğu avluda, bir de saat kulesi var.
Her saat başı ,bazı küçük heykelcikler, meydana çıkıp müzik eşliğinde dolanıyorlar.
Millet te haliyle fotoğraf çekiyor.
Elbette,herkes Murat ve Kadir gibi bazuka türü fotoğraf makinası taşıyamıyor .
Bu nedenle kardeşlerimiz karınca kararınca fotoğraf makineleri ve cep telefonları ile yetiniyorlar .
O dönme melodisini de uzattıkça uzattılar ...
Kahve molasından sonra, gemiye döndük.
Rüdesheim zaten hap kadar bir yer.
Akşam yemeğinden sonra, gemide bilgi yarışması düzenlendi .
Ben bir miktar kendimi aşşağılanmış hissettim.
Nurcan-Filiz-Ayşe ve Hale Boysan dan meydana gelen grubumuza itibarlı bir isim olarak "Godoşlar" adını verdik.
3 Mülkiyelinin yer aldığı gurupta yaklaşık 30 farklı düşünce
geliştirildiğinden ötürü, bazı konularda içtihat farklılıkları oldu
haliyle.
Birlik beraberlik olmayınca ,dağılma kaçınılmaz olmaktadır.
Bunun cezasını kaybederek çektik.
Bu arada az kalsın bir YSK rezaleti daha yaşanıyordu.
İşaretlenmemiş sorular da işaretlenecek diye bir son dakika kararı alındı.
Bilmediği soruları bilmiş gibi puanlayan bazı işbirlikçiler son anda yakalandı.
20 sorudan 14 ünü bilen ismi gizli birisi yarışmayı kazandı.
En kıralı, 20 de 14 bilince, gerisinin durumunu takdirlerinize arzediyorum.
Yarışmadan sonra, Ayşeciğimle arka salonda kulaklık eşliğine müzik alemlerine aktık..
Elbette biraz alkol takviyesi ile cesaretimiz arttı.
Bunu, köşede oturan ve bizden olmayan bazı gurupların salonu terk etmesinden anlıyoruz.
Bu arada saat 22:00 de gemi Mannheim için yola çıktı.
Biraz daha oturduk ..Takviye termosları bitince odamıza döndük..
Arkadaş fotoları ile destekli günün videosunu da yaptık...

https://youtu.be/b3d-pq5l5VE


Additional photos below
Photos: 5, Displayed: 5


Advertisement



Tot: 2.092s; Tpl: 0.054s; cc: 9; qc: 53; dbt: 0.0499s; 1; m:saturn w:www (104.131.125.221); sld: 2; ; mem: 1.4mb