INCA BAŞKENTİ CUSCO


Advertisement
Peru's flag
South America » Peru » Cusco » Cusco
February 17th 2018
Published: May 10th 2018
Edit Blog Post

Total Distance: 0 miles / 0 kmMouse: 0,0

LİMA-CUSCO


GÜN 16 17 ŞUBAT CUMARTESİ:

Sabah 05:30 da ayaktaydım..

06:00 da dünden ayarladığım taksim geldi..

20-25 dakikada alana vardık.

Lima’da ,alandan şehre toplu taşıma aracı olmadığından, taksilere otel parasının neredeyse yarısını kaptırıyorsunuz..

Uçağım bir saat gecikti.

Her hangi bir bağlantı olmayınca dert etmiyorsunuz ama aksi söz konusu ise domino etkisi yaratıyor.

Stresiniz ayrı bir sorun..

Cusco’ya varınca, kondor (Akbaba) taksicileri sollayarak, ikinci sırada meydanı terk etmekte olan bir taksici ile 10 PEN’e anlaştım.

Beni zor da olsa otelin kapısına bıraktı.

Bir kere ,Cusco inişli çıkışlı bir yer ve otelim oldukça tepede.

Booking Com’a baktığınızda, haritada merkeze çok yakın görülüyor…



gel gelelim topografik haritalara bakmadığımızdan, bu otelin bir tepede olduğunu göremiyorsunuz ..

Bir daha böyle bir hata yapmam mutlaka topografik haritadan kontrol ederim..

Ne buyurdunuz ? Otel mi dediniz ?



Felaket bir yer…odamın penceresi yok ve zor da olsa sadece bir yatak sığdırabilmişler ..

TV yok ..valizi neredeyse koridora bırakacaksınız..

Otel sahibi, yüzüme bakınca derhal durumu çaktı ve halden anlayarak “git başının çaresine bak” dedi..

Bu durum planda yoktu ve işin kötüsü B planım da yok..

Eşyaları otele bırakıp, yokuşun altına doğru her yere sora sora gidiyorum …

son dakika arayışları olduğu için, iktisat yasaları devreye giriyor ve fiyatlar her sorduğumda daha yükseğe zıplıyor..

Bulunan yerlerin çoğu, bana göre değil..

Bu yaşımdan sonra, 8 kişi ile aynı odada yatacak halim yok…

Gençliğimde Urfa da kaldığım Afacan Hoteli anımsıyorum ..8 kişilik odayı tek başıma kapatırdım… ama ödediğimiz rakam da 5 lira falandı..

Her neyse, sonunda, bir aile için kiralanan bir yeri tek başıma kiraladım…



daha doğrusu kiralamak mecburiyetinde kaldım....

Odam büyük ..hiç olmazsa avluya açılan penceresi var..Tuvalet ve banyosu var Uzaktan kumanda aleti olmazsa da, çalışan bir TV’si var..

Tekrar tepeye tırmandım ...dönüp valizimi yeni odama taşıdım..

Tek kelime ile bitabım.

Cusco, anladığım kadarı ile Dünya gençleri arasında çok inn ..

Zira sokaklarda çok genç bir turist kitlesi var..

Bu nedenle, Oteller/moteller daha çok tek odada 8 yatak ve ortak tuvalet olarak hizmet veriyorlar..

Eskiden bu gençler Nepal’e falan giderlerken, şimdilerde Cusco ve doğal uzantısı Machu Picchu çok moda ..

Kafasına kulaklı Peru şapkasını geçiren, kendini Cusco sokaklarına salmış..

Daha fazla ilerlemeden önce, biraz tarihi ile ilgili bilgileri paylaşayım:

Cusco (Cuzco da denir, Keçua dilinde Qusqu veya Qosqo), Orta Peru'nun And Dağları platosunda bir şehir olup, aynı isimli eyaletin başkentidir.

3.416 m yüksekliğe kurulmuş (Erzurum'un iki katı ) Cusco'nun 450.000 nüfusu vardır. Şehir, aynı zamanda bir başpiskopos ve bir üniversitenin merkezidir.

Daha önce değindim,yerliler döneminde kentin adı Qusqu imiş “Baykuş Kayası “ anlamına geliyormuş .

Rivayete göre, Ayar Awqa adlı bir lider, baykuş haline dönüşerek, gelecekteki şehirlerini seçmek üzere buraya uçmuş ve yeri belli olsun diye bir kayanın tepesine konmuş..

Bu hikaye bana çok uygun geldi… zira başka türlü bu dağın tepesine niçin şehir kurulduğunu açıklamak gerçekten zor..

Cusco nun nasıl kurulduğu ve o koca kayaların nasıl buralara taşındığı hala bir bilinmez ve hala açıklanamıyor..

"Killkeler" denilen bu dönemden sonra, İncalar devreye giriyor ve Cusco 13 yy dan 16 yy kadar İnka Krallığı'nın başkenti oluyor..Bu tarihi derinlik , günümüzde , yılda 2 milyon turist için çekim merkezi haline geliyor .

İncaların genişlemesi “saadet zinciri” yöntemine dayanıyormuş.

Önce ,yerel liderlere arazi veriliyor, öldükten sonra arazi çocuklar arasında bölünüyor ve her İncanın arazisini büyütmesi talep ediliyor..…

Böyle böyle büyüyor ve genişliyorlarmış..

Günümüz arkeologlarına göre, Cusco kesinlikle bir plan dahilinde gelişmiş ve iki nehirle çerçevelenmiştir.

Daha sonra ki İnca şehirlerinde de aynı şehirleşme modeli geçerli olmuş..

1532 de İspanyollar, tarih sahnesine çıkıp koskoca bir imparatorluğu yok etmişlerdir.

Bu rezillerin, İspanya ve Portekiz ‘de “El Conquistador” (Fatih) diyerek heykellerini dikiyorlar

15 Ekim 1533 de Fransisco Pizarro alçağı Cusco ya vardığında ,medeniyetin eriştiği çizgiyi gördüğünde aklı uçmuş.

Soygunu üst düzeye taşıyan İspanyollar, bir taraftan dinsel yapıları yıkarken, bir taraftan kendi dinsel Dünyalarını pazarlamaya başlamışlar ..

Bu soygun, Peru nun 1821 de bağımsızlığına ulaşmasına dek sürmüş..

1911 de Hiram Bingham adlı bir Amerikalı, Cusco yakınlarında bulunan Machu Picchu’yu keşfettiğini iddia etmiş..İddia diyoruz zira rivayet muhtelif..

Cusco nun, İnka harabe şehri, Machu Picchu'ya giderken, bir çıkış noktası olması, onu dünyaca meşhur hale getirmiştir.

Cusco şehrinin tarihi bölgeleri, 1983 yılında UNESCO tarafından bir Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.

Bu UNESCO yu seviyorum ….zira batılılar tarafından ne kadar yok edilmiş ,kent ve medeniyet varsa, bilahare ,çocuklar, “Buralarda alacak fazla bir şey kalmadı...Bizden başka kimse almasın ve bu haliyle kalsın" deyip, Dünya Mirası listesine alıyorlar…

3400 m yüksekte olunca dikkatli hareket ediyorum.

Ani hareketlerden kaçınıyorum..

Ufacık bir yokuş çıkarken dahi tıkanıyorum ve tüm yokuşları pas geçiyorum..

Otelden, artık oldukça yakınlaştığım ana meydana ( Plaza de Armas ) indim .Burası tipik bir Güney Amerika meydanı ..Klise,resmi daireler,müze ve bazı alışveriş noktaları hepsi yan yana…omuz omuza .Teknik olarak, ortasında birkaç heykeli olan bir meydan bırakıyorlar ..

İşte sana “silahlar meydanı “ …

Silahlar meydanı (Plaza de Armas ) çok yaygın bir terim olup ortaya konulan heykellerde mutlaka İspanyol ve Portekizlileri nasıl tepelediklerine dair izler bulmak mümkün..

Bu genişçe avluda ,yerler o denli kıymetli ki Starbucks bile, ancak meydana bakan bir evin, üst katını kiralayabilmiş…. gerisini anlayınız..

Meydanda, yerel danslar sergileniyor ve bu şekilde turist avı sürdürülebiliyor ..

Her ne kadar genç turistler, ağzı açık ayran budalası gibi bu gösteriyi izliyorlarsa da, yerel folklor anladığım kadarı ile, “ayılama” üzerine ve kadına şiddeti içeriyor…

Biz, folklorun yaygın olduğu bir yerden geliyoruz …ne yaptıklarını ve neyi ima ettiklerini çabuk anlarız yani…

Her neyse …Bilgisayarın pili bittiği için Starbucks’ta fazla barınamadım ve meydanda bir banka oturup etrafı seyrettim.

Çok güzel oldu…

Milyon satıcı gelip şansını deniyor..otu boku satmaya çalışıyorlar..

Hepsini reddetmek o kadar kolay olmuyor..

Anlayamadığım tek konu, satıcıların çok önemli bir bölümünün masaj önermesi…

Aklıma kötü şeyler gelmiyor ama niçin bu kadar masajcı var onu bir türlü anlayamıyorum..

Otelime dönüp, ortama fiziksel olarak uymaya çalışıyorum..Nefes açma falan…

Akşam üzeri ,otele yakın bir çorbacı buldum..”Mr Soup” adlı çorbacıyı derhal ziyaret ettim.

Çorbamı kendim tarif ettim.

Az malzemesi olan bir tavuk çorbası beni çok mutlu etti..

Herifler çok malzeme koyuyorlar bana hiç uymuyor..

Seyahatte, adam, arada bir çorba istiyor…

Gece soğuk oluyor ….hava 5-6 dereceye kadar indi..geldiğim yerlerde gece 22-23 derece idi

Bu iniş çıkışlara, uyum sağlamak kolay değil..

Otelde TV seyretmeye çalıştım ..

Uzaktan kumanda aletinin olmadığını hatırlatırım..

Her kanal değişimini elle yapmanız gerek..

Bunun yorgunluğu dahi sizi erken uyutur..

Günün Görselleri aşağıda :











Advertisement



Tot: 2.914s; Tpl: 0.053s; cc: 8; qc: 43; dbt: 0.0591s; 2; m:saturn w:www (104.131.125.221); sld: 1; ; mem: 1.4mb