SAMBADROME...


Advertisement
Published: June 9th 2018
Edit Blog Post

GÜN 41 14 MART 2018 ÇARŞAMBA:

Hava iyi ..

Dünkü nakıs teşebbüsü, (gençler bilmez diye açıklıyorum: yarım kalan girişim )

tamamlamamak için her hangi bir neden bulamıyorum..

Yine plaj hazırlıklarımı tamamladım..

Yola çıktım.Önce Praça de XI’de (meydan onbir )inip yakınlarda yer alan Sambadrome’u ziyaret edeyim diyorum..

O festivaller sırasında, yerinde duramayan etli butlu kadınları görüp te, salyaları akan erkeklerin fantezilerini süsleyen alan burası..

Görünce yıkıldım ..

Hayallerinizde aman aman bir şey yaratıyorsunuz ..

Mahalle içinde evler arasına sıkıştırılmış dümdüz bir mahalle görünce fena oluyorsunuz …

Derler ya “Hayaller milyon, gerçekler düz bir sokak “

Hiçbir özelliği olmayan 700 metrelik bir sokağı iki ucundan kapamışlar ..

sokak kenarına tribünler yerleştirmişler ..

oldu sana “Sambadrome”…

Eh pes vallahi!!!..

Sokağın esas adı Marques de Sapucai ..

Sanırsın ki Marki de Sade..

Esas amaç, Samba okulları arasında hangimiz daha uzağa tükürecek yarışmasının sonuçlarını öğrenmek..

Saat 20:00 den, sabaha dek süren 4 günlük bir etkinlik… ..

Cuma-cumartesi geceleri “baş altı” diye tanımladığımız okulların sunumu var .

Her okula geçiş için 75 dakika zaman tanınıyor.

Pazar ve Pazartesi geceleri ise başa güreşen “Elite” Samba okulları geçiyor.

Bilet fiyatları 10 USD dan 3000 USD a kadar gidiyor..

Artık boyunuza göre oturacaksınız ..

Bu fiyatlar, Brezilya halkının boyunu aştığı için Sambadrome dışındaki sokaklarda alternatif eğlenceler, (sokak dansçıları “Blocos”)düzenlenmektedir..

Sambadrome’u geride bırakıp bir başka hayal kahramanımız olan İpanema’ya yönlendim.

Ünlü plaj, aslında Leblon ve Arpoador plajlarını da kapsamaktadır.

Dediklerine göre, Copacabana plajı daha halk işi olarak tanımlanırken,İpanema daha elit, daha marjinal grupların (homolar,çıplaklar vs ) tercih ettiği bir plaj olarak ünlenmiştir.

Uluslararası ünü, bestesi Antonio Carlos Jobim ve güftesi Vinicious de Moraes’e ait “The girl from İpanema “ adlı şarkı ile perçinlenmiştir.

Ipanema nın kökü, “balıksız kötü su” deyiminden geliyormuş..

Köke bakar mısınız ?

Diğer bir ünü de, Dünyanın en seksi plajı olarak kabul edilmesidir..

İşte bu denli ünlü plaja koştura koştura geldik..

Her tarafta ,adeta, Kızıl meydan kutlaması var ..

Kızıl bayraklar dalgalanıyor ..

Bu demektir ki ,havada bulut sen denizi unut..

Girmek yasak…. zaten deneyen babayiğitte yok..

Dışarıda deli dalgalar, moral bozucu bir şiddetle sahili dövüyor..

Güneşlenenlere baktığımda, seksi olmak bir yana adamı cinsel perhize sokacak bir manzara arzediyorlar..

Haritaya müracaat ettiğimde ,rüzgar bu kıyıya vuruyorsa, Botafogo ya vurmaması gerek diye bir çıkarıma vardım..

Biraz oralarda oyalanıp metro ile Botafogo plajına geldim..

Müthiş bir plaj ve sahil..

Deniz dümdüz ,karıncalar su içiyor…tekneler koyda nazlı nazlı sallanıyorlar.

Tek sorun, denize giren tek bir Alahın kulunun olmayışı ..

Bir şey var ama nedir ?

Bir çöpçü yanımdan geçerken, “bu ne iştir?” diye sordum ..

Çöpçü kardeşim bir heyecanlandı, bir telaşlandı, derhal cebinden akıllı bir telefon çıkararak bana ölü balıklarla ilgili videoyu gösterdi..

Bu koy kirlilik nedeni ile tamamen ölmüş..

Plajın harika bir kumu var ama su koyu kahverengi..

Kısaca Botofago, Babafingo olmuş..

Bunun üzerine çöpçüye sordum daha ileride Catete var ..Ona ne diyorsun ?

Üç parmağı birleştirip, yukardan aşağı sallayınca onay aldığını anladım..

Haydaa tekrar metroya binip, Catete denilen yerde indim..

Sahil oldukça uzak ..

Güneş tepede sıcak..

Sahile vardım suyun rengi açık kahverengi ama denize girenler var ..

Vallaha, bu suya normal olarak ,köpeğimi sokmam ama kader utansın….

Hem kendimi denize çok hazırladım hem de çok yandım.

Çar, naçar elbiseleri, bu kez yaşlı bir kadının yanına bıraktım ve kafamı ıslatmadan şöyle bir kendimi ıslattım..

Hemen yakında belediyenin duşu var ..

Hediyesi 1.5 dakikası 0,50 real..

Ben 2 Real’i tokaladım…

Görevliye zamanı unut dedim ..

Tık demedi..

Bu arada eksik olmasın, kemerimin tokası düşmüş onu da imal etti..

Plaj aşkı, hüsranla sonuçlanınca kös kös ,evime döndüm..

Nezle olmuşum ilaçlarımı alıp yattım..

Çok güzel uyumuşum ..

Akşamüstü,evden çıkmadan önce, Trip Advisor çalışmalarımın sonunda, Feyzi adlı bir Türk lokantası keşfettim.

Seyahatlerimde Türk lokantalarına gitmekten kaçınırım ama buralarda yemek konusunda o kadar zorlandım ki, belki Feyzi de uygun bir şey bulurum diye yola çıktım..

Çok kolay bulunmuyor… ama sonunda buldum..

Felaket bir yer ..

Kağıt üzerinde Copacabana’da bulunuyor ama sahili dürbünle bile göremezsiniz..

Feyzi kardeşimiz, Kuşada’lı çok maceralı bir yaşamdan sonra kapağı buraya atmış.

Hayatından memnun ..

“Abime ne vereyim ?” kısmında, yenilebilecek pirzola var deyince tamam dedim.

Koreli ahçının, tüm gayretlerine rağmen pirzolamsı bir şeyler yedik.

Ne var ki buranın pirzolası da bu kadar oluyor ..

Biraz da pilav… o da iyi geldi..

Evime döndüm…

Bir misafir daha gelmiş..

Kendisinden rica ettim benim fotoları bir USB ye aktararak sağlama aldık..

Bu kadar foto çekildi başına bir haller gelmesini istemem..

Gece uyurken inanılmaz bir fırtınaya uyandım..

Ortalık uçuşuyor ..

Pencereleri kapamak zorunda kaldım

O havadan hiç ummazsınız ..

Bayağı haşinleşti ama sabaha karşı duruldu…

Günün Görselleri aşağıda :


























Additional photos below
Photos: 10, Displayed: 10


Advertisement



Tot: 1.692s; Tpl: 0.06s; cc: 9; qc: 40; dbt: 0.0378s; 1; m:saturn w:www (104.131.125.221); sld: 1; ; mem: 1.4mb