Urfa şehir gezisi, Gaziantep’te yemek bayramı ve Çingene kızına aşık olmam.


Advertisement
Turkey's flag
Middle East » Turkey » Mediterranean
May 18th 2009
Published: January 21st 2012
Edit Blog Post

15. Gün Urfa şehir gezisi, Gaziantep’te yemek bayramı ve Çingene kızına aşık olmam.
Antakya’da güzel bir akşam yemeği.

Urfa’da ilk uğrak yerimiz tabi ki Balıklıgöl oldu. Balıkları yemleyip Hz. İbrahim’in doğduğu yere gittikten sonra hediyelik eşyalar almak için çarşıya girdim. Urfa’nın meşhur Tütününü almak için girdiğim Terzicilerin olduğu Han’da, Sosyal Demokrat - Ecevitçi bir Arap kökenli amcayla tanıştım. Bize “Atatürk’e sahip çıkın, tek ümidimiz batıdakiler” dedi. Amcayı hepimiz çok sevdik.
Öğleden önce Urfa’dan yola çıkarak önce Urfa’ya bağlı Birecik kasabasında, sayıları çok az kalmış Kelaynak Kuşlarını görmeye gittik. Özkan, akraba ziyaretine gidiyorum diye espiri yaptı. Kelaynak Kuşlarının erkeği de dişisiyle birlikte kuluçkaya yatar ve Birecik’e göç eden kuşlar tam olarak 14 Şubat’ta gelirler ve halk onları zararlı haşereleri yedikleri için davul zurnayla karşılarmış o gün.
Gaziantep’e vardığımızda saat öğle vaktiydi. Otobüsten iner inmez yine A Planını (bir bilene sor) uyguladım. Aradığımız yer Baklavalarıyla ünlü İmam Çağdaş”tı. Buraya ilk gelen biz olduk. Önce işyerine 1 kilo baklava gönderdim. (Herhalde bu satırları okurken yemiş olmalılar). Yediğim Ali Nazik şimdiye kadar yediklerimin hiçbirine benzemiyordu. Tasta Ayranımızı kaşıkladıktan sonra sıra Baklava’yı yemeye gelmişti. Garson baklavanın dağılmaması için ters çevrilerek yenilmesi gerektiğini söyledi, biz de öyle yaptık. Bunca yolculuktan sonra Midelerimiz bayram etti.
Ona Gaziantep Müzesinin alt katında gördüm. Görür görmez de aşık oldum Çingene kızına. Bakışları onurlu, sanki dün ile bugün arasında bir yerde kalmış gibiydi…
Çingene kızı Zeugma kazılarında ortaya çıkan Mozaiklerden sadece bir tanesi, ancak o kadar etkileyici ki, ona bakınca Gaziantep Müzesindeki diğer Mozaiklerin hiçbir anlamı kalmadı. Üst katlara çıkıp diğer Mozaikleri seyrederken aklım hep onda kaldı. Bir aşığın delilik haliyle tekrar yanına gittim. Dakikalarca bakıştık. Bir Çingene kızı aklımı başımdan almıştı.
Beni ondan Nurdağı ilçesini geçerek, Tahtaköprü Barajı kıyısından Yasemek köyüne giden otobüs ayırdı. Yasemek köyü bir Geç Hitit dönemi heykel atölyesi ve tamamlanmamış heykellerle dolu. Bunlardan en ünlüsü “Ayı adam” heykeli.
Günümüz Antakya - Harbiye Şelalelerinde, Antakyalı arkadaşımız Gazi Baba’nın bizim için hazırladığı akşam yemeğiyle son buldu. Mezeler muhteşemdi. Özellikle kıymayla birlikte yenilen çiğköfteye bayıldım. Artık Doğu sona ermiş, Akdeniz’e inmiştik sonunda.

Advertisement



Tot: 1.204s; Tpl: 0.089s; cc: 9; qc: 51; dbt: 0.0308s; 1; m:saturn w:www (104.131.125.221); sld: 1; ; mem: 1.4mb