Kars'tan Iğdır'a


Advertisement
Turkey's flag
Middle East » Turkey » Marmara » Istanbul
May 12th 2009
Published: January 21st 2012
Edit Blog Post

Sarıkamış Allahuekber ŞehitliğiSarıkamış Allahuekber ŞehitliğiSarıkamış Allahuekber Şehitliği

Sarıkamış'ta şehit olan 60 bin asker anısına
9. Gün Sarıkamış, Kars ve Iğıdır’a varış

Dün geç yattığımız için erken kalkarak yapmak istediğimiz Orman yürüyüşünü iptal etmek zorunda kaldık. Kahvaltıdan sonra yola koyularak önce arkası Allahuekber dağlarına bakan Sarıkamış Şehitliğini gezdik. Şehitlikten çıkıp da otobüse bindikten sonra heybetli Allahuekber dağlarına baktıkça ölen askerler aklıma geldi. Kendimi tutamıyordum. Gözlerimden yaşlar süzülüyordu.

Sarıkamış’tan Ani Harabelerine yolculuğumuz 1 saat sürdü. Zaten çok merak ettiğim Ani Harabelerini görünce şaşkınlığım bir kat daha arttı. Burada yaklaşık üçbuçuk saatlik serbest zamanımız vardı. Ermeni sınırına sıfır noktadaki Harabeleri doya doya gezdik. Nehirin karşısı Ermenistan bir taş atımlık mesafe kadar yakındı. Kursa başlamadan önce adını dahi duymadığım bu yer, gerçekten görülmeye değermiş. Harabelerin gezilmesinden sonra Kars yolu üzerinde bulunan Suyolu köyünde yine o malum çatışmalarda katledilenler için yapılan şehitliği gezdik. Sonrasında Kars şehrine geldik. Kars’ı ilk defa görecektim. Otobüsümüz şehir merkezinde Migros’un önünde durdu. Öğle yemeği için 1 saatlik yolumuz vardı. Koştururcasına Migros’a girdim ve bir şişe şarap aldım. Oradan A planını uygulayarak (bir bilene sormak) Kars’ta Kaz nerede yiyebileceğimizi sorduk. Özkan’a daha İstanbul’da Kars’a gidince Kaz yeme sözü vermiştim. Sonunda Kaz Evi Lokantasını bulduk. Kazlarımızı sipariş verdik. Kars’ta bu mevsimde sadece burada Kaz bulunuyordu. Yemeğimiz bitiğinde verdiğimiz porsiyon başı 30 TL’lik hesap bile bizi etkilemedi; çünkü yine grupta kimsenin yapmamış olduğu bir şey yapmıştık. (Bu arada otobüsteki arkadaşlarım bana Survivor Ender ismini taktı). Kaz evinden sonra yolda şarabın yanına gravyer peyniri aldık.
Kars sehir merkezinde gezdiğimiz yerler sadece Kümbet Cami ve Fethiye Camisiydi. Kümbet caminin ve kalenin tam karşısında ise yeni yapılan ve Ermenistan’dan da görülen Kafkasya Kardeşlik anıtı yükseliyord. Kümbet cami Ermeni kilisesinden bozma bir cami idi. Fethiye Cami ise Türkiye’deki tek Çarlık dönemi kilisesidir. (Daha sonra Cami’ye çevrilmiştir. ) Hatta Kaz evinde gördüğüm 1930 yılına ait resimde Çan kuleleri dahi mevcutmuş.
Kars’tan Iğdır’a doğru yola çıktık. Konaklamamız Iğdır’da olacaktı. Aras nehri yine karşımıza çıkmış, bize eşlik ediyordu. Yer yer Ermeni sınırı boyunca uzanan Karayolundan Iğdır’a yaklaştığımızda karşımıza büyük bir dağ çıktı. Bunun Ağrı olup olmadığına karşı otobüste bir tartışma başladı. Rehberimiz bunun Ağrı olmadığını söyledi. Bu beni çok rahatlattı; çünkü Ağrı’dan beklediği o heybeti bu dağda bulamamıştım. Ağrı olduğuna hemfikir olduğumuz için rehberin bu sözü üzerine ben de bu dağ bizim İlk göz Ağrımız olduğu için bu dağa yine Ağrı diyeceğimizi arkadaşlara ilan ettim. Bülent ise bunun Baş Ağrısı olduğunu söyledi. Espiriler tutmuştu.
Burasının Ağrı olduğunu otobüsten inince Metin beyin söylemesiyle anladık. Ben hayal kırıklığına uğradım. Gezi boyunca gördüğüm dağlar (özellikle Zigana
Ani Harabeleri (Kızlar Manastırı)Ani Harabeleri (Kızlar Manastırı)Ani Harabeleri (Kızlar Manastırı)

Nehirin (Aras nehri) karşı kıyısı Ermenistan. Taş atımı mesafesinde
dağı) bundan daha heybetli görünmüştü gözüme.
Otobüsten inince Iğdırdaki Şehitliği ziyaret ettik. Bu Şehitlik malum katliamı gösteren en önemli müzeymiş ve hergün 24 saat açıkmış. Üç kılıç biçimli anıt Ermenistan’dan dahi görülmektedir.
Iğıdır şehir merkezinde mola verdiğimizde saat 19:30’du. Otelimiz beklediğimizden daha konforlu çıktı. Geniş bir odaydı ve jakuzisi bile vardı. Gecemiz odamıza gelen Bülent, Gazi ile içtiğimiz şarap ve gravyer peyniriyle sonuçlandı.


Additional photos below
Photos: 4, Displayed: 4


Advertisement



Tot: 0.942s; Tpl: 0.056s; cc: 5; qc: 44; dbt: 0.0227s; 1; m:saturn w:www (104.131.125.221); sld: 1; ; mem: 1.3mb