Letonya Tatilimiz-Jurmala

Europe » Latvia » Riga Region » Jurmala

Advertisement
Latvias flagPublished: September 19th 2008Europe » Latvia » Riga Region » Jurmala
July 22nd 2008

Riga’dan trenle çok yakın olan Jurmala'ya geldiğimizde sanki yeni bir ülkeye gelmiş gibi hissettik. Sokak isimlerinde kullanılan dil Rusça’ydı, hatta şehrin bir kısmında tabelalardaki sokak kelimesi bile Rusça yazılmıştı, sokaklarda dolaşan insanların büyük kısmı Rus’tu. Otele gitmek için minibüs beklerken durakta yaşlı bir kadın bizimle konuşmaya başladı. Daha doğrusu bize kendince bir şeyler anlatmaya başladı. Rusça konuşan ama birkaç kelime İngilizcesi olan kadına nereden geldiğimizi söyleyince Türkiye’yi bilmesi beni çok şaşırttı. Söylediklerinden çıkarabildiğimiz kadarıyla özelleştirmelerden şikâyet eden kadının SSCB’nin yıkılması, sosyalizm sonrası serbest piyasa düzenine geçilmesi sürecinde hayatı oldukça zorlaşmıştı. Sonra Lat olan ve belli ki kıyafetlerinden hali vakti yerinde olan yaşlı bir bayan ona bir şeyler söyledi. Diğer kadıncağız da biraz ezildi ama yine konuşmaya devam etti. Söylediklerini anlasak tarihsel sürecin sıradan insanların hayatına nasıl yansıdığına dair güzel bir hikâye dinlemiş olacaktık. Ama maalesef ikimizde hiç Rusça bilmiyorduk.

Jurmala’da kaldığımız otel Letonya’daki diğer otellerimize göre en pahalı ve en kötü olanıydı :)). Dışından kocaman bir beton yığını gibi gözüken otel Sovyetler zamanında yapılmıştı. Lobisi yenilenmiş ve modern bir hale getirilmişti. Ama lobiden sonra açtığımız ilk kapı bizi 20-30 yıl öncesine taşıyordu. Lobi gibi yenilenmiş olan sauna ve kapalı havuza gitmek için geçtiğimiz koridor bir zaman tüneli gibiydi. Hatta otelde çalışan bayanların kıyafetleri ve saç modelleri de o zamanlardan kalmış gibiydi. Odamız küçücüktü. Banyodaki lavabo, duş ve yatak örtülerimizin tasarımı yıllar öncesindendi. Ki budget room kategorisinde yer olmadığı için business class’ın standart olanında kalıyorduk. Tüm bunlar bana “Good Bye Lenin” filmini hatırlatmıştı.

Eşyaları odaya bırakıp sahilden yürüyerek şehir merkezine gitmeye karar verdik. Baltık Denizi’nin kıyısında olan Jurmala Sovyetler zamanında yüksek düzeydeki komünist parti memurlarının tatil merkeziymiş. O zamanlar tüm Sovyetlerde oldukça popüler bir tatil merkezi olarak bilinen Jurmala’nın bugün de zengin Ruslar arasındaki popülerliğini koruduğu rahatça görülebiliyor. Her ne kadar tanıtım broşürlerinde yüzen insanların resimleri olsa da akşamüstü sahilden yürümek bile o rüzgârda pek mümkün değildi. Bizde iç kısımdaki yola çıkıp oradan yürümeye devam ettik. Yol kenarında her biri farklı bir mimari tasarıma sahip, genellikle 19. yüzyılda yapılmış, bir kısmı hala kullanılan ama bir kısmı terk edilmiş, verandaları, geniş bahçeleri ile genellikle Nasyonal Romantik (19 yüzyılın sonlarında ortaya çıkmış Nordik bir mimari stil) stil yanında klasizim ve diğer mimari stillerde inşa edilmiş ahşap evleri bir bir inceleye inceleye yürüdük. Yolun sonunda Dzintari Konser Salonu’nun hemen yanında bir restoran bulduk. Hem yan taraftaki konseri dinleyip hem de seafood pizza yiyerek günün yorgunluğunu çıkardık.

Ertesi gün kahvaltıdan hemen sonra otelin küçük kapalı havuzu ve saunasının olduğu bölümde biraz vakit geçirdikten sonra tüm günün yağmurlu geçmesi nedeniyle kapalı aquaparka gittik. Jurmala’da orta büyüklükte yaz kış açık kapalı bir aquapark var. Cumartesi günü gittiğimiz için oldukça kalabalık olduğundan bazı kaydıraklarda sıra beklemek gerekse de eğlenceli bir gün geçirmiştik.

Letonya’daki son güne güneşli bir sabahla uyanmıştık. Merkezden kalkan shuttle busa binip havaalanına gittik. Tabii son gün bir ulaşım aracına koşmadan edemeyiz biz, yine koşa koşa otobüsü bulmamız ve son dakika da kendimizi otobüse atmamız güne adrenalinle başlamak için ideal bir yöntemdi. Her valiz için ayrı taşıma ücreti alındığından sadece valizlerimizden birini verip, havaalanında biraz dolandıktan sonra kapıya doğru yöneldiğimizde sıvı maddeler taşıma nedeniyle tekrar çıkıp elimizdeki diğer valizi de vermek durumunda kalmamız (Korcan’ın becerikliliği sayesinde business class’daki kız valizi oradan almayı kabul etti,tekrar sıra beklemedik ve bizden ücret talep etmedi) ve duty free mağazalardan alacak olduğumuz hediyeler nedeniyle kapıyı bulmakta gecikmemiz, yine koşmaya başlamamız ve kapıdan son geçen yolcular olmamız da sabah yaşadığımız adrenalininin devamıydı. Sanki İstanbul’un koşuşturmacasına karmaşasına doğru yola çıktığımız belliydi.




There are more photos below
Photos: 4
Displayed: 4


Advertisement

Biz gezerken...
... full info
JoinedMarch 7th 2008 Trips0
Last LoginApril 19th 2013 Followers0
StatusBLOGGER Follows0
Blogs15 Guestbook10
Photos154 Forum Posts0
Blog Options
Latvia
Latvia mapLatvia flag
After a brief period of independence between the two World Wars, Latvia was annexed by the USSR in 1940. It reestablished its independence in 1991 following the breakup of the Soviet Union. Although the last Russian troops left in 1994, the status of...more info
Advertisement

Blogged From
Visited Countries
TravelBlog Awards











Tot: 0.112s; Tpl: 0.007s; cc: 12; qc: 55; dbt: 0.0329s; 1; s:apollo w:www (50.28.60.10); sld: 1; ; mem: 6.4mb